Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Uç masal kuşu,uç!

Masal kuşunuz yaralı olmasın;bırakın,uçsun,göklere ulaşsın...

Küçük Papatya(2.Bölüm/Bir Derdim Var)

Bölüm 2/Bir Derdim Var

Papatya sıkıntıdan ne yapacağını bilmiyordu.Bak ile Bek ise bu sefer köklerini birbirlerine dolamaklara meşguldüler.Birden bahçeden ürpertici bir çığlık duyuldu.Papatya"Bu da kim"diye geçirdi aklından."Ya küçük kız,ya da bir..."

Çok geçmeden karşısına bir tavşan çıktı.Papatyaya:

-Ne,ne var?Yoksa sen de mi düşmansın?Kurtlarla beraber beni yeneceğinizi sandınız öyle mi?Gösteririm şimdi ben sana.

Bunu dedikten sonra bir çığlık daha attı:

-Hayır sen beni döversin ben yapamam sana.

-Bak benim tavşan kardeşim.Ben sana öyle birşey yapmam.

-Yaparsın.Gölgen siyah.

Tavşan bunu söyledikten sonra papatyanın gölgesine baktı:

-Gerçekten de öyle.

-Ama senin de siyah.

-Ama demişler ki beyaz gülün gölgesi bile siyahtır.Sen bitkiler alemindensin.

-Şimdi beni mi suçluyorsun?

-Evet.

-Ama ben tuzeteryanım.

-O ne?

-Tuz yiyenler.Mesela buradaki herkes tuzeteryan.

Bunu duyan bir aslanağzı konuştu:

-Alakası bile yok.Ben bir aslanağzıyım.Ben sinek yerim,böcek yerim.Tuzeteryan değilim.

Tavşan çığlıklar atarak papatyanın etrafında döndü.

-Hey tavşan!Sen bir sinek değilsin.

-Ama o bunu söyledikten sonra öyle hissettim

Tavşan birşeylerle uğraştıktan sonra:

-Hayır!Uçamıyorum.Daha da kötüsü bu işte!Kanatsız bir sinek oldum.

Tavşanın bu tuhaf konuşmaları papatyanın komiğine gitmişti:

-Bak,sana bir havuç vereyim mi?Burada bir havuç ağacı var.

-Hayır!İstemez!Ona bayıltıcı toz koydunuz.Ben bayıldıktan sonra hepiniz beni yiyeceksiniz değil mi?

Bazı çiçekler başlarını yere eğmişti.Tavşan onların utandıklarını sandı.Ama onlar kıkır kıkır gülüyorlardı.

Tavşan gururla:

-Hepiniz.

O sırada kapıdan bahçıvan girdi.Papatya tavşana:

-Aslında insanlar siz tavşanları yerler.Mesela buradan şu anda bir insan geçiyor.

Tavşanın yüzü bembeyaz oldu.Hemen yuvasına döndü.

Birkaç dakika sonra serçecik papatyanın yanına kondu.Papatya bu ani inişten çok korkmuştu:

-Sen miydin serçecik?İyileştin mi sen?

-Evet iyileştim.Kanadım iyileşti.Artık acımıyor.

-Çok şükür.Benim bir derdim var serçecik.

-Ne derdi bu?Belki sana yardım edebilirim.

-Bugün bahçıvan bahçeye bakım yapmaya geldi.Tüm çiçeklere baktı ama beni görmedi.

-Ya küçülüyorsan?Ben bu konuda sana yardım edemem.

-Tanıdığın bilge bir serçe var mı?Bana bu konuda yardım etsin ama.

-Tanıdığım birçok bilge serçe var.Ancak onların sana bu konuda yardım edip edemeyeceklerini bilmiyorum.Dolayısıyla benim onlara sormam gerekiyor.

-Peki serçecik.Uçacak mısın?

-Hayır.Sana bir minnet borcum var.

-Eğer annen kızıyorsan gitmelisin.

-Hayır.Kızmıyor.

Lale de hemen söze karıştı:

-Ne o?Annen seni güzelliğimi görmen için mi yolladı?

-Hayır.Sende güzellik var mı?Ancak şu kuru ağaç kadar.

Sonra kanadını o yöne çevirdi:

-İşte o ağaç kadar.Hem sen güzel olsaydın ben dünya güzeli olurdum.

-Çekil şurdan kıskanç!

-Aynı tavuk gibisin.Zaten tüylü tüylüsün.

Lale:

-Ne!Tüy mü?Hayır çıkmıyor,çıkmıyor işte.

Papatya ve serçe gülüştüler.Serçe uçarak gitti.

Papatya gökyüzüne baktı.Güneş sanki daha parlak,gökyüzü daha cıvıl cıvıldı.Papatya sevinç doluydu.Derdi çözülecekti sonunda.

Bak ile Bek'e döndü.Bek öyle bir bağırdı ki papatya yerinden fırlayabilirdi.

-Haydi katıl bize.

-Ne yapıyorsunuz?

-Bu bir tür oyun.Birkaç dakika sessiz kalacağız.Bakalım kim daha çok sessiz kalacak?

-Peki tamam.

Bak ile Bek birbirlerine bakıyorlardı.Birden Bak öyle bir ifade yaptı ki Bek gülmeye başladı.

-Hey Bek ne yaptın!Sanırım papatya birinci.

Sonra ağzını tuttu:

-Ben ne yaptım!İnanmıyorum!!!

Böylece yarışın galibi papatya çıktı.Vakit akşam olmuştu.Hava kararmaya başladı.Papatya derin bir uykuya daldı.

Papatya uykusundan uyanmıştı.

O sırada serçe de uçuşa hazırlanıyordu.Birkaç dakikalık uçuşundan sonra bahçeye geldi."Yavaşça konmalıyım.Yine ürkebilir."

Biraz uzakta uçmayı bıraktı.Yürüyerek papatyanın yanına gelmeye çalışmıştı serçecik.Ama papatyanın diğer yanında bir gül vardı.Bu yüzden ayağına diken batmıştı.Serçecik acı acı öttü.Acısıyla beraber papatyanın yanına geldi:

-Papatya ayağım acıyor.

-Neden?

-Diken battı!

Bunu duyan papatya yaprağının bir kısmını serçeye verdi.Serçe onu ayağına bağladı.Acısı biraz da olsa dinmişti.

-İyisin değil mi?

-Evet.

-Yaşlı bir bilge buldun mu?

-Buldum.O beni çok sever.Yarın geleceğiz.

Bunu duyan papatya el çırpmak istedi ama elleri olmadığından bunu yapamamıştı.Serçecik uçtu.Papatya çok sevinçliydi.Artık hep yarını bekliyordu.Ama beklerken uykuya daldı.

Ertesi gün olduğunda hemen uyandı.Lale yine ona sordu:

-Ben çınardan güzel miyim?

Papatya Bak ve Bek ile sohbet ediyordu.Bu nedenle laleyi duymadı.Lale onun kasten öyle davrandığını zannederek alındı.

Bahçede büyük bir heyecan vardı.Evin annesinin doğumgünüydü.Ortada büyük bir pasta vardı."Şimdi yine yere çöpler atılacak"diye düşündü papatya."Bu insanlar bazen çok sorumsuz davranabiliyor."

Beklenen an gelmişti.Serçecik ve bilge serçe papatyanın yanına kondu.

Bilge serçe:

-Ne yapmak istersin?Derdin nedir öğrenir misin?Yaptığının doğru olduğunu bilir misin?

-Birgün bahçıvan tüm çiçeklere bakım yapıyordu.Beni görmemişti.Ben de boyumu uzattım.Yine görmedi.

-Allah'ın bildiği vardır sevgili çiçek.Allah bizim ve insanların kötülüğünü istemez.Belki bu işin içinde sana bir hayır vardır.Sakın uzanma gövden yıpranır.Papatya:

-İnşallah hayır vardır,dedi.Bilge uçtu.

Yanında yavru serçe vardı:

-Derdin çözüldü mü?

Serçe bunları söyledikten sonra ayak sesleri duydu.Bunlar evin iki küçük çocuğuydu.Papatya serçeye:

-Hemen gitmelisin sana zarar verebilirler,dedi.Serçe uçup yakındaki bir ağaca kondu.Olup bitenleri izlemeye başladı.

Çocuklar ellerinde bahçe aletleri taşıyordu.Büyük olanın elinde bahçe makası vardı:

-Babam sana ne demişti?Anneme hangi çiçekleri toplayacağız?

-Güller,laleler ve menekşeler.

-İyi o zaman,toplayalım bakalım.

Küçük olan büyüğe gösteriyor,büyük de kesiyordu.Papatyanın yanındaki şımarık lalaeyi de almak istediler ama papatya sahip olduğu tüm suyu toprağa verdi.Lalenin altındaki toprak çamurluydu.Büyük olan:

-Onu kesmeyelim.Zaten toprak çok yumuşadı.Annem çok kızar.

Çocuklar böylece gitti.Papatya artık rahatlamıştı ve dersini almıştı.Eğer büyük gövdeli olsaydı çocuklar onu da alırdı ve o da ölürdü.O,çimlerde görünmediğinden çocuklar onu almamıştı.

Yanındaki lale bile yaptığı şımarıklılıktan dolayı özür diledi.

Papatya aslında hayatın güzel olduğunda ne kadar pırıl pırıl olduğunu düşündü.Hem de dünkü havadan fazla...

Papatya başını güneşe çevirdi.Rahatlamıştı.Serçeye gülümsedi.Artık yine mutluydu...