Küçük Papatya(1.Bölüm/Tanışma Vakti)
Küçük Papatya
Bölüm 1/Tanışma Vakti
Bahçede küçük bir papatya varmış.
Küçük papatya yerine bebek papatya desem daha doğru olur sanırım.Daha 2 gün önce yapraklarını açmıştı.Bu koca dünyaya dair fazla şey bilmiyordu.Sadece yanındaki lalenin nazlarını dinliyordu.Başka dinleyecek şey yoktu zaten.Papatyalarla da konuşamazdı.Diğer papatyaya ulaşmak çok zor olacaktı."En iyisi uğraşmamak"dedi kendi kendine.Yanındaki laleyle konuşmaya başladı:
-Günaydın sevgili lale hanım!Güneş ne kadar güzel görünüyor değil mi?
-Benden güzel olamaz!
Küçük papatya böyle bir cevap alacağını zaten umuyordu.Diğer tarafa döndü ve büyük çınarı izlemeye başladı.
Ağaçta birkaç serçe duruyordu.Onlar orta yaştaki serçelerdi.Diğer ağaçta küçük küçük mini mini serçeler dizilmişti.Arkalarında anne oldukları görünen birkaç serçe vardı.
Serçelerden birisi çok sevimli görünüyordu.Papatya ona göz kırptı.
Yaşlı bir serçe "Hazır,başlayın!"dedi.
Bu arada papatyanın göz kırptığı serçe de papatyaya göz kırpıp el sallamaya çalıştı ama uçarken ellerini hareket ettirince papatyanın yanna düştü.
-İyi misin serçe?
-Evet,ama yalnızca kanadım acıyor.
Bu arada serçenin yanına birkaç serçe daha geldi.Yavru serçelerden bir tanesi inmeyi pek iyi bilmediğinden papatyanın yanındaki laleye çarptı.
-Önüne baksana,yapraklarımın bu narin güzelliği bozulsun hele sen gör o inişi!Bir de çok tüy bırakıyorsunuz gidin buradan!
Serçelerin arasından iri bir serçe çıktı.Bunu gören lale hemen sesini kesti.
-Sayın doktor hepsi benim yüzümden.Bir sorun var mı?
-Hayır.Bu arada sen yağ oluşturabilir misin?
-Evet.Bende şu an var.
-Biraz verir misin?
-Peki.
Doktor gagasıyla yağı serçenin kanadına sürdü:
-Birkaç gün uçmasın lütfen.
Anne serçe papatyaya:
-Sen küçük serçenin hayatını kurtardın papatya!
Daha sonra serçe topluluğu küçük serçe ile birlikte uçup gitti.
Vakit öğlen olmuştu.Papatya yanında bulunan iki çime baktı.Papatyaya merakla bakıyorlardı.Aralarında fısıldayıp konuştukları da belliydi zaten.
Papatya merakla sordu:
-Kimsiniz siz?
-İlk önce adımı ben demeliyim.
-Hayır ben diyeceğim.
-Ben ilk ilk önce adımı diyeceğimi söyledim.
-Söylemedin.
-Söyledim.
-Kanıt?
Papatya:
-Offf.En baştaki sen söyle ilk adını.
-Benim adım Bak.
-Benimkisi de Bek.
Papatya:
-Benimle arkadaş olurmusunuz?Çok yalnızlık çekiyorum.
Bak:
-Olur ben zaten hep Bek ile konuşmaktan bıktım.
Bek:
-Asıl ben daha çok seninle konuşmaktan bıktım.
Bak:
-Ben daha çok.
Papatya:
-Neyse,sizinle tanıştığıma memnun oldum Bek ile Bak!
Bak:
-Ben de.
Bek:
-Hayır en çok ben.
Bak:
-Ben daha çok.
Papatya:
-Benim adıma gerek yok,zaten ismimi hiç sevmiyorum!
Bek:
-Neden adın nedir?
-Binnil ama kimse bilmiyor sır kalsa iyi olur.
Hep bir ağızdan:
-Tamaaaam!
-Haydi görüşürüz Bak ile Bek!
Artık vakit öğleyi geçiyordu.Çiçeklerden birisi:
-Ne oynasak,diye sordu.
Küçük papatya:
-Kulaktan kulağa oynamaya ne dersiniz?dedi.
Aynı papatya:
-Harika!Sen başla.
Küçük papatya yanındaki laleye:
-Hayat ne kadar güzeldir,dedi.
Tüm bitkiler arasında oynandıktan sonra laf papatyanın kulağına gelmiş:
-Ben senden ne kadar güzelim.
Bunu duyan papatya gülmekten kendini tutamamış:
-Ben"Hayat ne kadar güzeldir"demiiştim.Siz onu "Ben senden ne kadar güzelim"olarak algılamışsınız.
Sonuç anlaşılmıştı.Papatya yanındaki şımarık laleye doğru söylemiş ama lale gerçekten şımarık olduğu için bunu"Lale ne kadar güzeldir"olarak çevirmiş ama lalenin yanında bir gül varmış.Gül bu söze kızmış ve"Ben laleden güzelim"olarak değiştirmiş.Onun yanındaki çiçek de lale olduğundan o "Ben senden ne kadar güzelim"olarak değiştirmiş.Ondan sonraki çiçekler doğru fısıldamışlar.Büyük çınar:
-Hayır bu oyun öyle olmaz.Ne duyduysanız onu söyleyin.
Böylece bir kere daha oynamışlar.Oyun bittiğinde güneş batıyordu.Herkes derin bir uykuya daldı.Papatya rüyasında serçe ile birlikte konuştuğunu gördü.Gerçekten o sırada serçe de rüyasında onu görüyordu.O da papatya ile konuştuğunu gördü.Uyandığında kanadı acımıyordu.Bunu annesine söyledi.Annesi çok sevindi.Doktora verildi.Doktor geldi ve serçeciğin kanadına baktı.Uçabileceğini söyledi.Ve böylece serçecik uçmaya hazırlandı.
Papatya da uyandı.O sırada bahçıvan gelip çiçeklere bakıyordu.Birden ummadığı birşey oldu:
Onu bahçıvan görmedi!Papatya ne yapacağını bilmemişti.Konuşacak arkadaş arıyordu.Bu sırada yanındaki lale ise:
-Gel seninle oyun oynayalım.Şimdi ben sana bir çiçek ismi söyleyeceğim.Sen ondan güzel olup olmadığımı söyleyeceksin.Söyle bakalım,menekşeden güzel miyim?
Papatya"evet"cevabını verdi."İnşallah gelirsin serçecik"diyordu içinden...
